Yusuf Eradam

Yusuf, yiğit bir adam, bir başına, başına buyruk: Dilin büyüsünü duymuş, vurgununu yemiş, şiirden döşenmiş yolda, yürür ödünsüz, rastladığı sözcükleri öper, Amerikanca Türkçe, Yunusca.

Ahmet Inan

Ankara Kitaplığı Yusuf Eradam söyleşisi

Yusuf Eradam Toronto

Haiku-Bilinçli Yaratıcılık ile Çevreci-Soysürdürüm

Ankara Kitaplığı 21 Ekim Pazar günü sizleri şair, öykü yazarı çevirmen, ve besteci Yusuf Eradam ile buluşturdu.

Yusuf Eradam, Haiku Bilinçli Yaratıcılık ve Çevreci Soysürdürüm başlıklı konuşmasında insanın cocukluğumuzun o masumiyetini kaybetmeden, işsiz güçsüz ya da geçim derdindeki kalabalığa katılmaması ve yabancılaşma tuzaklarına düşmemesi için tabiatı yeni baştan keşfederek ve tüm canlıların arasına onların dengi ve onlarla eşit olduğunu bilerek katılması, ancak bu yolla, bir başka deyişle türünün süreğenliğini diğer varlıklar ile paylaştığı ekolojik bütünü yok etmeden sürekli olarak üretip, üleşerek ve ihtiyacı olduğu kadar tüketebilmesi yoluyla sağlayabileceğinin altını bir kez daha çizdi.

Haiku bilincinin ekolojik bilinç ile yaratma, üretme ve tüketime teslim olmama ve ekolojik soydurume önkoşul olduğunu vurgulayan Yusuf Eradam, Haiku bilincinin varoluşumuzun olmazsa olmaz değeri olduğunu, çünkü doğayı, çevremizi, sanatları, edebiyat ve tüm disiplinleri, bilim dallarını günlük hayatımız içinde kapsadığını ve kucakladığını belirtti.

Video Turkuaz TV tarafından hazırlanmıştır.

Geldim kapına, yaprak hışırdadı da güzden bildin sen

Kucak dolusu yeni kitapları ile gelen Yusuf Eradam’in eserlerinin raflarımızda yer aldığını hatırlatıyor, sizleri Eradam’in en güzel Haiku örnekleri ile başbaşa bırakıyoruz.

“Rızkımı ver de
gübre bulsun dut” dedi
bakır kanatlı
Kargaya ne ki
mimoza açıyormuş,
damda ekmek var
Çocuksudur kar
çalar zili saklanır,
meltemden korkar
Bulutla sohbet eden
kuru kayısı, gökten
insin istermiş

Haiku-Bilinçli Yaratıcılık ile Çevreci-Soysürdürüm nedir?

“Çevreci Soysürdürüm” özellikle bir bitkinin ya da hayvanın yeni bir habitata yerleşmesi ve soysürdürümünü sağlaması anlamına gelmektedir. Yusuf Yeradam bu terimi insanın işsiz güçsüz ya da geçim derdindeki kalabalığa katılmaması ve yabancılaşma tuzaklarına düşmemesi için tabiatı yeni baştan keşfederek ve tüm canlıların arasına onların dengi ve onlarla eşit olduğunu bilerek katılması, ancak bu yolla, bir başka deyişle türünün süreğenliğini diğer varlıklar ile paylaştığı ekolojik bütünü yok etmeden sürekli olarak üretip, üleşerek ve ihtiyacı olduğu kadar tüketebilmesi yoluyla sağlayabileceğinin altını çizmek için türetmis.

Yazarın Türk edebiyatımızdaki manilere benzeyen Japon edebiyatının en kısa ve tabiat-özlü şiiri Haiku okuyup yazmaktan ilhamla yarattığı bir kavram olan “Haiku-bilinci” ve sanatın birinci kuralı “tasarrufu” (az çoktur) da vurgulamaktadır.  Bu bilinçle doğanın, çevrenin, ekolojik uyumla yaşamanın olmazsa olmazlığı da belirginleşir. Sanat yapıtlarında kendi nefsimizden, egomuzdan çıkıp birlikte yaşadığımız diğer tüm türlerin değerine ve vazgeçilmezliğine de inançla görsel sanatların ve edebiyatın günlük hayattaki yerinin kaçınılmaz olduğunu anlamak ve bu alanda da üretmek gerekir, hatta yepyeni bir yaşam ve iletişim tarzı oluşturmaktır soyumuzu ekolojik bilince yeteneklerimiz ölçüsünde yaratıcılıkla, üretimle yol açmak.

Mutluluğun kaynaklarından biri de işte bu mani yazmak, haiku yazmak gibi hayatın bir özünü kavrayıp iletmek gibi yaşamaktır. Haiku bilinci vazgeçilmezdir, hatta gözüdoymazlığımızla hep fazla tüketerek zamanımızı boşa harcadığımızı da gösterir. Bu bilinç, kadim Anadolu geleneklerimizde hep var olmuş ve Anadolu’nun çoğu yerinde türkülerimizde, imece ile oluşturulan mutfağında, doğaseverliğinde hala süregelen, birlikte yaşayanların tıpkı ağaçların birbirlerini destekleyerek yaşamayı sürdürmeleri gibi, insanın da kendi türü dışındaki varlıklarla da iyiliğin tezahürleri aracılığı ile kendisini gelecek kuşaklara taşıyabilmesini sağlayacak bir iletişim ve yaşam tarzıdır.